İstanbul’un Ümraniye ilçesinde 24 Mart 2026 tarihinde meydana gelen ve genç futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın yaşamını yitirdiği üzücü olayla ilgili yeni detaylar gün yüzüne çıktı. Olayın ardından gözaltına alınan ve tutuklanan şüpheli Alaattin Kadayıfçıoğlu, savcılıktaki ifadesinde yaşananların bir kaza olduğunu savundu.
Başlıklar
“Bilinçli Şekilde Ateş Etmedim”
Kadayıfçıoğlu, emniyet ve yargı birimlerine verdiği ifadede, olayın tamamen kontrolü dışında geliştiğini öne sürdü. Zanlı, “Ben kesinlikle bilinçli şekilde ateş etmedim. Silah patlayınca şoka girdim” sözleriyle kendisini savundu. Ateşleme eyleminin bir kasıt taşımadığını, her şeyin saniyeler içinde gerçekleştiğini iddia etti.
Arbede Sırasında Yaşananlar
Olayın başlangıcını anlatan şüpheli, araç içerisinde bulunan kişilerle diyalog kurmak amacıyla yanlarına yaklaştığını belirtti. O esnada araç kapısının aniden ve sert bir şekilde açılmasıyla sarsıldığını söyleyen Kadayıfçıoğlu, çıkan arbedede karşı taraftaki bir kişinin torpido gözünden metal bir nesne aldığını fark ettiğini ileri sürdü. Bu nesnenin bir silah veya bıçak olabileceği düşüncesiyle paniğe kapıldığını ifade eden zanlı, boğuşma sırasında elindeki tabancanın ansızın ateş aldığını savundu.
Ruhsatlı Glock ve Diğer Silah İddiaları
Olayda kullanılan Glock marka tabancanın kendisine ait olduğunu ve taşıma ruhsatının bulunduğunu kabul eden Alaattin Kadayıfçıoğlu, buna karşın farklı bir adreste ele geçirilen diğer silah ve mühimmatlarla bir bağının olmadığını öne sürdü. Zanlı, diğer adresteki suç unsurlarını kabul etmediğini dile getirdi.
“Husumetimiz Yoktu, Tanımıyordum”
Hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı ile daha önceden hiçbir tanışıklığı olmadığını vurgulayan şüpheli, maktul ile aralarında herhangi bir düşmanlık ya da husumetin bulunmadığını ifade etti. Olayın ardından büyük bir korku ve panik yaşadığını, bölgeden uzaklaşarak babasına ulaşmaya çalıştığını ancak başaramayınca bir akrabasının yanına gittiğini anlattı.
Avukatın “Kasıt Yok” Savunması
Şüphelinin avukatı ise müvekkilinin tarafları ayırmak amacıyla müdahale ettiğini ve silahın yaşanan fiziksel arbede esnasında ateşlendiğini belirtti. Olayda öldürme kastının bulunmadığını savunan avukat, müvekkilinin suçsuz olduğunu ileri sürdü.
Öte yandan, ilgili kaynaklarda yer alan bir diğer gelişmede Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay’ın şehit olduğu bilgisi paylaşıldı.
Kamuoyunda güvenlik ve bireysel silahlanma tartışmalarını yeniden tetikleyen olayla ilgili resmî süreç, emniyet ve yargı mercilerince titizlikle yürütülmeye devam ediyor. Soruşturmaya ilişkin daha detaylı bilgilerin kurumlar tarafından yapılacak resmî duyurularla netleşmesi bekleniyor.

