İş dünyasında tüm dengeleri değiştirecek kritik bir karara imza atan Yargıtay, işten çıkarılan binlerce çalışan için yeni bir umut kapısı araladı. Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, yüksek mahkemenin bu hamlesini “ezber bozan ve taşları yerinden oynatan emsal bir karar” olarak tanımladı. İşte çalışan haklarını koruma altına alan o davanın tüm ayrıntıları…
Başlıklar
Arabuluculuk Sistemi ve İstismar İddiaları
Türkiye Gazetesi’ndeki yazısında konuyu derinlemesine ele alan İsa Karakaş, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların uzun mahkeme süreçlerine takılmadan, tarafların hür iradesiyle çözülmesi amacıyla kurulan ihtiyarî arabuluculuk sistemine dikkat çekti. Ancak Karakaş, “Çalışma hayatında bazı işveren arabuluculuğu amacından saptırıp çalışanlara karşı ‘hak gasp aracı’ olarak istismar etmektedir” uyarısında bulundu.
Yargıtay’dan “Jet Arabuluculuğa” Sert Müdahale
Yüksek mahkemenin işverenlerin bir “savunma kalkanı” gibi kullandığı yöntemlere geçit vermediğini belirten Karakaş, “Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, son dönemde bazı işverenlerin bir ‘kalkan’ gibi sıkça başvurduğu ‘işten çıkarmayla aynı gün arabulucuya gitme’ usulüne çok sert bir fren yaptırdı” ifadelerini kullandı.
Kamuoyunda “jet arabuluculuk” olarak adlandırılan ve işçinin kapının önüne konulduğu an eline alelacele tutanak tutuşturulması yönteminin hukuka takıldığını vurgulayan Karakaş, “Yargıtay, tarafların uyuşmazlığı hür iradeleriyle ve müzakere ederek çözmesini öngörüp vazedilen arabuluculuk müessesesinin, salt işçinin ileride dava açmasına mâni olmak amacıyla bir hile-i şeriyye gibi kullanılamayacağına hükmetti” dedi. Bu karar, iş hukukunda “kendi düşen ağlamaz” mantığının geçerli olmayacağını ve baskı altında alınan imzaların geçersiz sayılacağını net bir şekilde ortaya koydu.
6 Yıllık Emeğe Karşı “Komik” Ödeme
Davaya konu olan olay, bir fabrikada 6 yılı aşkın kıdemi olan bir üretim elemanının sağlık sorunları gerekçe gösterilerek işten çıkarılmasıyla başladı. Ağır anksiyete ve depresif bozukluk tedavisi gören, yoğun ilaç kullanımı nedeniyle bilinci ve algıları zayıflayan işçinin, durumunu idrak edemeyeceği bir anda arabulucuya götürüldüğü belirtildi.
İşveren yetkililerinin, işçinin hem rahatsızlığını hem de paraya olan acil ihtiyacını fırsat bildiğini aktaran Karakaş, 6 yıllık emeğin karşılığı olarak işçiye net 156.058,70 TL ödeme yapıldığını kaydetti. Oysa aynı fabrikada sadece 3 yıllık kıdemi olan başka bir işçiye 162 bin TL ödenmişti. Durumu sonradan fark eden işçi, hukuk mücadelesi başlattı.
Mahkemenin İptal Gerekçeleri Neler?
İş Mahkemesi, önüne gelen bu dosyada şu kritik tespitleri yaparak ihtiyarî arabuluculuk tutanaklarını geçersiz saydı:
Düşünme Süresi Verilmedi: İşçinin işten çıkarıldığı gün arabuluculuk masasına oturtulması, tefekkür için yeterli sürenin tanınmadığını gösterir.
Talep İşverenden Çıktı: Sürecin işçinin kendi rızasıyla başladığına dair hiçbir delil bulunamadı.
Makul Yarar Kriteri Çiğnendi: İşçiye yasal haklarının ötesinde bir “ek menfaat” sağlanması gerekirken, daha az kıdemli işçiye daha fazla ödeme yapılması iradenin sakatlandığının kanıtıdır.
İstinaf ve Yargıtay’ın Son Sözü
İşverenin itirazı üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını onadı. İstinaf dairesi, işçinin ağır ilaçlar etkisiyle bilincinin malul olduğunu ve işverenin bu durumdan “aşırı yararlanma” (gabin) sağladığını kayda geçirdi. Ayrıca fesih ve arabuluculuğun aynı gün bitmesinin gerçek bir müzakereyi imkansız kıldığı vurgulandı.
Son olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onayladı. Böylece “jet arabuluculuk” formülünün hukuken tamamen çöktüğünü belirten İsa Karakaş, “Çalışanların tazminat ve işçilik alacakları hiçbir usulsüz tutanakla gasbedilemez” diyerek çalışanları teselli etti.
