Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde faaliyet gösteren Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) üzerinden gerçekleştirilen ve 77 milyon 706 bin liralık kamu zararına yol açtığı öne sürülen yolsuzluk davasında yeni bir aşamaya geçildi. Kocaeli merkezli yürütülen ve Samsun’u da kapsayan soruşturmada, mahkeme heyeti tutuklu bulunan sanıklardan üçünün tahliyesine hükmetti.
Başlıklar
7 İLİ KAPSAYAN DEV OPERASYON VE SAMSUN BAĞLANTISI
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2024 yılında başlatılan soruşturma, İzmit Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki Ustalık Telafi Programı’ndaki usulsüzlükleri mercek altına aldı. 1 Ocak 2022 ile 30 Kasım 2023 tarihleri arasında gerçekleşen işlemlerde, vatandaşların gerçeğe aykırı şekilde sisteme kaydedildiği ve bu yolla hem haksız kazanç sağlandığı hem de SGK prim ödemeleri üzerinden kamunun zarara uğratıldığı belirlendi. 28 Şubat tarihinde Kocaeli merkezli olarak Samsun, İstanbul, Hatay, Bingöl, Diyarbakır ve Manisa’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda aralarında okul müdürü ve firma sahiplerinin de bulunduğu 39 şüpheli gözaltına alınmıştı.
77 MİLYON TL’LİK ZARAR VE AĞIR CEZA İSTEMİ
Hazırlanan 5 klasörlük kapsamlı iddianamede, 6 bin 233 bireyin kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirildiği ve toplamda 77 milyon 706 bin TL tutarında bir kamu zararı oluştuğu vurgulanıyor. Sanıklar hakkında “Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçundan 4,5 yıldan 15 yıla kadar, “Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme” suçundan ise 2 yıldan 4 yıla kadar olmak üzere toplamda 6,5 yıldan 19 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Toplam 206 kişinin yargılandığı dosyada, okul müdür yardımcısı S.K. ile dernek yöneticisi T.S. halen firari olarak aranıyor.
SANIKLARIN SAVUNMALARI VE TAHLİYE TALEPLERİ
Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada savunma yapan sanıklar, suçlamaları reddederek tahliye talep etti. Tutuklu okul müdürü R.Ş., “Hukuki veriler hiçbir şekilde usulsüz elde edilmemiştir. Denetleme sürecinde yanlış olduğunu, hepsine makamlara ilettim. Bakanlığa defalarca giderek süreçte işletmeler ile bakanlık arasında uyumsuzluk olduğunu anlattım. ‘Devlet eğer birine para yatırdıysa karşılığını alır’ dediler. Ülkeme yararlı olmaya çalışıyorum, akademisyenim. Mağduriyet yaşamaktayım. Bugün Miraç Kandili ve evimize gitmek istiyoruz. İşleyişten bihaber olan müfettişler bizleri zan altında bırakmışlardır. Söz veriyorum bir daha devlet kurumunda çalışmayacağım. Söz veriyorum bir daha köy okullarına yardım etmeyeceğim. Söz veriyorum sadece anne olacağım. Bir günah keçisi arandı. Suçu kabul etmiyorum. 11 aydır toplumdan soyutlandık” diye konuştu.
Diğer sanıklardan N.B. ise çocuklarının karne gününe dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “13 yıllık eğitim hayatımda yaptığım işlemde bir hata olmamıştır. Ek iş yaparak, firmaları yönlendirdim, başka bir şey yapmadım. Ailemi 11 aydır görmüyorum. Sahte firma, sahte personel yok. Olmayan bir firmaya olmayan kursiyer yazdırmışız, böyle bir şey yok. Sadece devletin verdiği teşviki firmalara anlattım. Kabul eden kişiler projeye dahil edildi. 2 evladım var, müsaade edin yarın çocuklarım ile karnelerini alalım. Bu sefer çocuklarımıza karne hediyelerini siz verin. Tahliyemi talep ediyorum.”
MAHKEMEDEN TAHLİYE VE KEFALET KARARI
Duruşmada söz alan tutuklu sanık E.B., “Niçin tutukluyum hala anlamış değilim. Parayı alan, veren, denetim yapan, evrakları yapan dışarda ama biz içerdeyiz. Çifte standart bu. Çok mağdurum, suçu işlemedim. Konu devlet zararı ama parayı alan ve vermeyen dışarıda, biz içerdeyiz” şeklinde konuştu. Firma sahibi S.Ö. ise 11 aydır tutuklu olduğunu belirterek tahliyesini istedi.
Mahkeme heyeti; E.B., S.Ö., R.Ş. ve N.B’nin tutukluluk halinin devamına karar verirken, N.D. ve Ö.B’nin tahliyesine hükmetti. Ayrıca sanıklardan S.Ö’nün 750 bin lira kefalet ödemesi şartıyla tahliye edilmesine karar verildi. Toplam 206 sanığın yargılandığı davanın süreci devam ediyor.

