Tokat’ın Niksar ilçesinde yaşanan 5.5 büyüklüğündeki sarsıntının Samsun’da da hissedilmesi, şehirdeki zemin güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Aylar, bölgenin jeolojik yapısı ve muhtemel tehlikeler hakkında kritik uyarılarda bulundu.
Başlıklar
Samsun Deprem Gerçeği ile Karşı Karşıya
Samsun’un Türkiye’nin sismik hareketliliği yüksek illerinden biri olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Faruk Aylar, kentin güneyinde yer alan ilçelerin doğrudan Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunduğuna dikkat çekti. Geçmişte özellikle Vezirköprü ve Ladik bölgelerinde meydana gelen yıkıcı depremleri hatırlatan Aylar, şu ifadeleri kullandı:
“Samsun Türkiye’de deprem riski bulunan illerden biridir. Samsun’un güney ilçeleri Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer alıyor. Geçmişte bu bölgelerde yaşanan depremler can ve mal kayıplarına neden oldu. Dolayısıyla Samsun’un depreme ne kadar hazırlıklı olduğu tartışılması gereken bir konudur.”
Dikey Yapılaşma ve Heyelan Riski
Şehirdeki yapılaşma biçimine yönelik eleştirilerde bulunan Aylar, son dönemde hız kazanan dikey mimarinin riskleri büyütebileceğini belirtti. Binaların depreme dayanıklı inşa edilmesinin tek başına yeterli bir çözüm olmadığını savunan uzman, yamaç arazilerdeki tehlikeye işaret etti:
“Şehir giderek dikey anlamda büyüyor. Ancak sadece deprem dayanıklı bina yapmak yeterli değil. Samsun’da özellikle yamaç arazilerde heyelan duyarlılığı oldukça yüksek. Depreme dayanıklı bir bina heyelana dayanıklı olmayabilir.”
Zemin Sıvılaşması ve Kıyı Şeridi Tehlikesi
Kent planlamasının titizlikle yapılması gerektiğini ifade eden Aylar, sahil kesimlerindeki zemin sıvılaşmasına ve yamaçlardaki heyelan riskine değindi. Yerel idarelerin bu husustaki adımlarının henüz beklenen düzeyde olmadığını söyleyen Aylar, şu açıklamayı yaptı:
“Yerel yönetimler bu konuda çalışmalar yürütüyor ancak gözlemlediğimiz kadarıyla yeterli seviyede değil. Özellikle sahil kesimlerinde zemin sıvılaşması riski var. Büyük bir depremde bu tür alanlarda ciddi can ve mal kayıpları yaşanabilir.”
Samsun’un En Kritik Bölgeleri
Doç. Dr. Faruk Aylar, Samsun genelinde olası bir sarsıntıda en fazla risk taşıyan üç temel bölgeyi şu şekilde sıraladı:
- Heyelan riski barındıran yamaç bölgeleri
- Dolgu alanları
- Kıyı düzlüklerinde zemin sıvılaşması tehlikesi bulunan alanlar
Özellikle Atakum’un güney kesimlerinde yoğunlaşan yapıların ciddi bir heyelan tehdidi altında olduğunu belirten Aylar, bölgeye dair halk arasındaki yaygın isimlendirmeye dikkat çekti.
Balaç Mevkisi ve ‘Göçük’ Uyarısı
Halk arasında “Göçük Mevkisi” olarak bilinen Balaç mevkisine dair konuşan Aylar, riskleri şöyle özetledi:
“Balaç mevkisine halk arasında ‘Göçük Mevkisi’ deniyor. Bölge sakinleri buranın yapılaşmaya uygun olmadığını söylüyor. Buna rağmen bölge imara açıldı ve yüksek katlı binalar yapılıyor. Deprem ve heyelan birlikte yaşanırsa ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca dolgu sahalarında da zemin sıvılaşmasına bağlı kayıplar yaşanabilir.”
Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın aktif doğasına vurgu yapan Aylar, Samsun’un hızlı göç alan yapısına işaret ederek; “Bu fay hattı üzerinde geçmişte birçok deprem oldu ve yine olabilir. Deprem Samsun’a çok uzak değil. Bu nedenle şehir planlaması ve yapılaşma süreçleri dikkatle yürütülmeli” diyerek sözlerini tamamladı.

