Adana’nın Aladağ ilçesine bağlı Uzunkuyu Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar, deprem felaketinin ardından ibadet edebilecekleri bir alanın kalmamasının üzüntüsünü yaşıyor. 1994 yılında mahalle sakinlerinin kendi imkanlarıyla inşa ettiği caminin ağır hasar alarak yıkılmasının ardından geriye sadece minare kalırken, 270 kişilik nüfus yaklaşan Ramazan ayı öncesinde yetkililerden ve hayırseverlerden destek bekliyor.
Başlıklar
Deprem Sonrası Sadece Minare Ayakta Kaldı
Bölge halkı tarafından imece usulüyle yapılan mahalle camisi, meydana gelen depremlerde önce orta, yapılan detaylı incelemeler sonucunda ise ağır hasarlı olarak belirlendi. Güvenlik riski taşıdığı gerekçesiyle Valilik kararıyla yıkımı gerçekleştirilen ibadethaneden geriye sadece minare kaldı. Toplamda 70 hane ve yaklaşık 270 nüfusu barındıran Uzunkuyu Mahallesi’nde, şu an için ibadet gerçekleştirilebilecek kapalı bir alan bulunmuyor.
Ramazan Öncesi İbadet Alanı Sıkıntısı Baş Gösterdi
On bir ayın sultanı Ramazan’ın yaklaşmasıyla birlikte mahalleliyi teravih namazı, cenaze törenleri ve mevlitler için büyük bir endişe sardı. Vakit namazlarını evlerinde kılan vatandaşlar, toplu ibadetlerin gerçekleştirilememesi nedeniyle zor günler geçiriyor.
Muhtar Karlangıç: “Temeli Attık Ancak Üstünü Yapacak Gücümüz Yok”
Yaşanan süreci değerlendiren Uzunkuyu Mahallesi Muhtarı Ramazan Karlangıç, “Camimiz yıkıldı, sadece minare kaldı. Mahallemizde imamımız ve cemaatimiz mevcut fakat camimiz yok. Müftülük imamımızı başka bir bölgeye nakletmek istiyor, biz ise buna karşı çıkıyoruz. 70 hanelik bir mahalle olarak yaklaşık 270 nüfusumuz var. Caminin temelini kendi çabalarımızla attık fakat üst yapıyı tamamlayacak maddi imkanımız kalmadı. Hayırseverlerin desteğine büyük ihtiyaç duyuyoruz. Cami olmadan ne cenaze kaldırılabilir ne de teravih namazı kılınabilir” şeklinde konuştu.
“Karadeniz Fıkralarını Aratmayan Bir Durum”
Mahalle sakinlerinden Bülent Ateş, durumu biraz sitemkar biraz da esprili bir dille ifade ederek şunları söyledi: “Yıllar boyunca camimizi kendi emeğimizle yaptık. Şimdilerde ise adeta Karadeniz fıkralarını andıran bir durumun içindeyiz; minaremiz var, imamımız var ama camimiz yok. Ne cenazelerimiz için yerimiz var ne de yaklaşan Ramazan’da teravih kılacak bir alanımız. Yaz aylarında çocuklarımız buraya Kur’an kursu için gelirdi, artık bu imkan da ortadan kalktı.”
Dini Eğitim ve Toplu İbadetler Durma Noktasında
Çocukların yaşadığı mağduriyete parmak basan Asiye Yıldırım ise, “Namazlarımızı evde eda ediyoruz ancak toplu ibadet yapılamıyor. Çocuklarımız camiye gidemiyor ve dini eğitimlerini alamıyorlar. Ayakta duran minareyi görüp camiyi bulamayanlar büyük şaşkınlık yaşıyor. Hocamız çocuklara ders veriyordu, bu eğitimlerin hepsi yarım kaldı” dedi.
Uzunkuyu Mahallesi sakinleri, yıkılan ibadethanenin yerine yenisinin bir an önce inşa edilmesi için yetkililere ve hayırseverlere çağrılarını yeniliyor. Depremden geriye kalan tek yapı olan minare, mahalledeki eksikliği her gün hatırlatmaya devam ediyor.

